1) Türk mitolojisinin zemini:
Kamlık (Şamanik dünya görüşü)
Kaynaklarda Türk mitolojisinin ana omurgasının Kamlık olduğu; bunun “katı kurallı bir din”den çok yaşam tarzı / dünya görüşü gibi işlediği vurgulanır. Bu çerçevede:
- Evrenin merkezinde yaratıcı ve düzen kurucu bir güç olarak Gök Tanrı fikri bulunur.
- Doğadaki canlı-cansız varlıkların iyilik/kötülük yapabilen güçlerle (ruhlarla) ilişkili olduğu kabul edilir.
- Ritüelleri ve “öte âlem ile iletişimi” sağlayan kişi kamdır.
2) Kozmoloji:
Gök – Yer/Orta Dünya – Yeraltı
Türk kozmolojisi kaynaklarda çoğunlukla üç katlı evren olarak anlatılır:
- Yukarı dünya (Gök): Tanrısal alan.
- Orta dünya (Yer-Su): İnsanların ve canlıların yaşadığı alan.
- Aşağı dünya (Yeraltı): Karanlık/ölüler alanı ve kötü güçlerle ilişkilendirilen katman.
Bu tasavvur, yazıtlarda geçen “üstte mavi gök, altta yağız yer… ikisinin arasında insanoğlu” ifadesiyle de ilişkilendirilir.
3) Tanrı adları ve “tek Tanrı” vurgusu
Kaynaklarda Tanrı için farklı adların geçtiği belirtilir: Kök Tengri / Gök Tanrı, Ürüng Ayıı Toyon, Kayra Han, Ülgen vb.
Öne çıkan ana çizgi:
- Gök Tanrı (Kök Tengri) çoğu anlatıda tek ve en üstün varlık olarak görünür; her şeyin hâkimi kabul edilir.
- Yağız Yir (Kara Yer) ise “doyurup besleme” niteliğiyle bereket boyutuyla anılır; “Gök–Yer” ikilisi birlikte zikredilir.
Ürüng Ayıı Toyon için kaynaklar; ilk insanı, gök cisimlerini, yeri, dağları ve hayvanları yaratan; insanlara yetenek veren; bereketi sağlayan “gökyüzü tanrısı” anlatımını öne çıkarır.
Kayra Han ise Altay geleneğinde “en büyük tanrı” şeklinde; evrenden önce var olup yaratılışı ve sonu belirleyen varlık olarak verilir. Ülgen–Mergen–Kızagan gibi oğullarından ve Erlik’i de yarattığından söz edilir; “Tengri Kayrakan” adı dualarda sık geçer.
4) Ruhlar dünyası: Koruyucu ruhlar ve kötü ruhlar
Kaynaklar Türk mitolojisinde “tanrılar kadar” ruhlar dünyasının da merkezde olduğunu söyler; doğadaki varlıklarla ruhsal ilişki, mitik düşüncenin temelidir.
Kötü ruhlar başlığında özellikle Albastı / Albıs anlatımı belirgindir:
- Farklı Türk topluluklarında Al Karısı, Albıs, Alvız, Albaslı gibi adlarla geçer; Kara ve Sarı Albastı türleri anılır.
- Lohusa kadınlara ve yeni doğanlara zarar verdiğine, ciğerlerini söküp suya attığına dair inançlar aktarılır.
- Bazı anlatılarda yeraltının büyük kötü ruhu Erlik’in hizmetkârı olduğundan bahsedilir; “canını Albıslar alsın” gibi beddualara kadar izleri olduğundan söz edilir.
5) Yaratılış: Evren, insan ve “yasak meyve” motifi
Kaynaklar, Türk kozmogonilerinin sözlü kültürle geniş alana yayıldığını ve yeni din/dil çevreleriyle etkileşim içinde kısmen değişse de çekirdeğini koruduğunu belirtir.
Öne çıkan yaratılış çizgileri:
- Bazı Altay anlatılarında Tanrı’nın (Ülgen vurgulu anlatım) “sular üzerinde” yaratılışa yön verdiği; ilk insan/ilk varlık temasının Erlik ile ilişkilendirildiği rivayetler yer alır.
- Erlik’in kötü düşünceleri sonrası başka insanların yaratılması; “kemikleri kamıştan, etleri topraktan” insanlar ve “ruha akıl ekleme” gibi ayrıntılar aktarılır.
- “Dokuz dal/dokuz budak”lı ağaçtan dokuz kişi/dokuz oymak türeyişi; ayrıca “yasak meyve” benzeri bir motife Erlik’in insanları kandırmasıyla bağlanan anlatım da kaynaklarda geçer.
6) Türeyiş (soyların ortaya çıkışı) ve destan mantığı
Kaynakların çerçevesinde türeyiş anlatıları genellikle:
- Bir topluluğun/soy’un “ilk atası”nı,
- Kutsal bir işaret, hayvan rehber, ağaç/su/dağ gibi “kutsal bağ”ı,
- Toplumsal düzeni (töre, kut, liderlik) meşrulaştıran bir “başlangıç hikâyesi”ni
kurar. Türeyiş bölümüne geçiş, yaratılış anlatılarının “insan–soy–düzen” hattına bağlanmasıdır.
7) Doğum ve ölüm: kutsallık, geçiş ritüelleri
Kaynaklarda doğum–ölüm anlatımlarının ayrıntılı görüldüğü; destan kahramanlarının doğumlarında olağanüstülük temasının güçlü olduğu belirtilir:
- Oğuz Kağan’ın doğumu “mitolojik doğum”un simgesel örneklerinden biri olarak anılır.
- Dede Korkut anlatıları, doğum ve ölümle ilgili kültürel kodlar taşıyan önemli kaynaklar arasında gösterilir.
8) Simgeler: Hayvanlar ve ağaçlar (kutsal işaret dili)
Kaynaklar, mitlere/destanlara giren hayvan ve ağaçların “sıradan türler” olmadığını; Türk kültür hayatında saygı–korku–fayda–zarar ekseninde sembol/simge rolü taşıdıklarını vurgular.
Özellikle:
- “Hayat ağacı” motifi, Türk ve Anadolu sanatında (ör. Selçuklu bezemelerinde) güçlü bir sembol olarak görünür.
- Halk anlatılarında dünya tasavvuru (balık/öküz vb. taşıyıcı motifler) gibi kozmik imgeler de yaşar.
Hızlı Çalışmalık “Çekirdek Kavramlar”
- Kam / Kamlık, Gök Tanrı (Kök Tengri), Yer-Su / Orta dünya, Yeraltı
- Ürüng Ayıı Toyon, Kayra Han, Ülgen, Erlik
- Koruyucu ruhlar – Kötü ruhlar (Albastı/Albıs)
- Yaratılış – Türeyiş – Mitolojik doğum (Oğuz Kağan) – Ölüm
- Sembol dili: hayvanlar, hayat ağacı
