Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: Savaş, Mimarlık, Resim ve Heykel
Cumhuriyet dönemi sanat ve mimarlık sorularını çözebilmek için, resim–heykel tarihine tek tek ezberlenecek isimler listesi gibi değil, bütünlüklü bir hikâye olarak bakmak büyük kolaylık sağlar. Aşağıdaki yazı bu 10 sorunun dayandığı ana konuları bir araya getiriyor: İtilaf Devletleri, Sanayi-i Nefise Mektebi, geç Osmanlı–erken Cumhuriyet mimarlığı, Türk İzlenimcileri, Cumhuriyet dönemi resim ve heykel sanatı, sanat grupları ve anıt heykeller.
1. İtilaf Devletleri: Kimler Aynı Cephedeydi?
I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti, İttifak Devletleri yanında yer aldı. Karşısında ise İtilaf Devletleri vardı. Klasik çekirdek İtilaf Devletleri şunlardır:
- İngiltere
- Fransa
- Rusya (savaşın başından 1917 Devrimi’ne kadar)
Zaman içinde bu bloğa İtalya, Japonya, Romanya, Yunanistan gibi başka devletler de katıldı. Buna karşılık Almanya, Avusturya–Macaristan ve Osmanlı İtilaf değil, İttifak (Merkez) Devletleri grubundaydı.
Bu ayrımı net bilmek, “hangisi İtilaf Devletlerinden değildir?” tarzı sorularda hızlı karar vermeyi sağlar.
2. Sanayi-i Nefise Mektebi ve Osman Hamdi Bey
Osmanlı’da batılı anlamda ilk güzel sanatlar okulu, 1882’de İstanbul’da kurulan Sanayi-i Nefise Mektebi’dir (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin çekirdeği).
- Okulun kurucusu ve ilk müdürü: Osman Hamdi Bey
- Amaç: Resim, heykel, mimarlık ve süsleme sanatlarında Avrupa’daki akademiler düzeyinde eğitim vermek.
Osman Hamdi Bey, sadece bu okulu kurmakla kalmadı;
- Müze-i Hümayunun (İstanbul Arkeoloji Müzeleri) gelişmesinde büyük rol oynadı,
- “Kaplumbağa Terbiyecisi” gibi eserleriyle Türk resim sanatında sembol bir isim hâline geldi.
Sınavda “Batılı anlayışta sanat eğitiminin verildiği Sanayi-i Nefise Mektebi’ni kuran sanatçı” dendiğinde akla Osman Hamdi Bey gelecek.
3. Geç Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Mimarlık
3.1. Mimar Kemalettin ve Meslekleşme Süreci
- yüzyıl sonu – 20. yüzyıl başı, mimarlığın bir “meslek kurumu” olarak örgütlendiği dönemdir.
- Hendese-i Mülkiye Mektebi (mühendislik okulu) mimarların yetiştiği önemli kurumlardandır.
- Burada eğitim gören, hocası Jachmund’un desteğiyle Berlin’deki Charlottenburg Technische Hochschule’ye devam eden ve 1908’de Osmanlı Mimar ve Mühendis Cemiyetini kuran mimar: Mimar Kemalettin Bey’dir.
Bu cemiyet, Türkiye’de mimar ve mühendislerin bir araya geldiği ilk meslek odası niteliğindedir. Bu yüzden “Türkiye’deki ilk meslek odasını kuran mimar” sorulunca Kemalettin Bey doğru cevap olur.
3.2. Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Bir Kamu Yapısı: Sağlık Bakanlığı Binası
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara, yeni başkent olarak hızla inşa edilirken pek çok yabancı mimar da davet edildi.
- 1926–1927 yıllarında inşa edilen Ankara Sıhhiye’deki Sağlık Bakanlığı Binası,
- Alman mimar Theodor Jost tarafından tasarlanmıştır.
Bu yapı, erken Cumhuriyet döneminin fonksiyonel, sade ve modern devlet yapılarından biri olarak sınav sorularında sıkça karşımıza çıkar.
4. Türk İzlenimciliği ve Avni Lifij’in “Karakış”ı
Osmanlı’nın son döneminde Paris ve diğer Avrupa merkezlerine giden ressamlar, Empresyonizm (İzlenimcilik)akımını tanıdı. Dönüşte bu anlayışı Türkiye’ye taşıyan kuşağa “Türk İzlenimcileri” denir.
Bu kuşağın önemli isimleri arasında:
- İbrahim Çallı
- Hikmet Onat
- Namık İsmail
- Feyhaman Duran
- Avni Lifij sayılabilir.
Avni Lifij, duygu yüklü, dramatik ışık kullanımıyla öne çıkan bir ressamdır. “Karakış” adlı eseri de, Türk İzlenimcileri içinde özel bir yere sahiptir. Dolayısıyla “Karakış adlı eser hangi sanatçıya aittir?” sorusunda doğru seçenek Avni Lifij olacaktır.
5. Cumhuriyet Dönemi Resim Sanatı ve Bedri Rahmi Eyüboğlu
Cumhuriyet ile birlikte resim sanatı, Atatürk’ün de teşvikiyle modernleşme projesinin bir parçası hâline geldi. Bu dönemde akademide yetişen, yurt dışına gönderilen pek çok sanatçı ortaya çıktı.
Bu sanatçılardan biri de Bedri Rahmi Eyüboğlu’dur:
- 1927’de girdiği Güzel Sanatlar Akademisi’nden 1931’de birincilikle mezun olur.
- Resimlerinin yanı sıra serigrafi, litografi ve gravür alanında çalışır.
- 1958 Brüksel Dünya Fuarı’ndaki Türk Pavyonu için hazırladığı mozaik pano ile altın madalya kazanır.
- San Paulo Bienali’nde şeref madalyası alır.
- Paris’teki NATO binasında yer alan mozaik panosu, ona uluslararası ün kazandırır.
Sınavda bu başarılar uzun bir paragraf hâlinde anlatılıp “Bahsedilen sanatçı kimdir?” dendiğinde cevap Bedri Rahmi Eyüboğludur.
6. Sanat Grupları: “Yeni Dal”
Cumhuriyet döneminde sanatçılar, kendi anlayışlarını savunmak için çeşitli gruplar kurdu. Bunlardan biri de 1959’da kurulan Yeni Dal grubudur.
Kurucu kadro:
- Ressamlar: Avni Memedoğlu, İbrahim Balaban, Marta Tözge, Kemal İncesu, İhsan İncesu
- Seramik sanatçısı: Nejat Tözge
- Heykeltıraş: Vahi İncesu
Bu isimler bir arada anılıyorsa, soruda aranan grup Yeni Daldır (Akatünvel, Siyah Kalem, Yeniler, Hafriyat gibi diğer gruplarla karıştırmamaya dikkat).
7. Cumhuriyet Dönemi Heykel Sanatı: Öncülerden Anıtlara
7.1. Sanayi-i Nefise’de Heykel Bölümünün Başındaki İsim: Yervant Oskan
Osmanlı’da heykel sanatı, resme göre daha geç kurumsallaştı.
- 1882’de Sanayi-i Nefise Mektebi açıldığında, heykel bölümünün başına Roma’da eğitimini tamamlamış bir heykeltıraş getirildi: Yervant Oskan.
Bu isim, Türkiye’de akademik heykel eğitiminin başlangıcı açısından çok kritik olduğu için sorularda doğrudan geçer.
7.2. Atlı Atatürk Anıtları ve Pietro Canonica
Cumhuriyet’in ilk yıllarında, özellikle 1920’ler–30’larda, Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı’nı konu alan pek çok anıtsal heykel yapıldı. Bu alanda yabancı heykeltıraşlar da çalıştı.
İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica, bunlar arasında en tanınan isimdir. Onun imzasını taşıyan başlıca anıtlar:
- İstanbul Taksim Cumhuriyet Anıtı
- Ankara Etnografya Müzesi önündeki Atlı Atatürk Heykeli
- İzmir Atlı Atatürk Anıtı
Bu üç anıt bir arada anılıyorsa, soruda aranan sanatçının Canonica olduğunu bilmek gerekir.
7.3. Devlet Mezarlığı Heykel Grubu ve Rahmi Aksungur
Cumhuriyet dönemi heykel sanatında daha geç bir tarih, ama sınav için önemli bir örnek de Devlet Mezarlığı Heykel Grubudur.
- Bu büyük ölçekli çağdaş heykel uygulaması, heykeltıraş Rahmi Aksungur tarafından gerçekleştirilmiştir.
İsim benzerliği ve çağdaş heykel üretimi nedeniyle bazen Mehmet Aksoy, Tamer Başoğlu, İlhan Koman, Hüseyin Gezer gibi sanatçılarla karıştırılabilir; Devlet Mezarlığı deyince Rahmi Aksunguru kesinleştirmek önemlidir.