Divriği – Konya – Niğde

Anadolu Selçuklu ve Beylik Dönemi Taş – Ahşap Mimarinin Omurgası Bu kategori, aslında tek tek üç şehirden çok, Anadolu Selçuklu yol...

Anadolu Selçuklu ve Beylik Dönemi Taş – Ahşap Mimarinin Omurgası

Bu kategori, aslında tek tek üç şehirden çok, Anadolu Selçuklu yol sistemi ve şehir modelini anlatıyor:

  • Doğu’da Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası,
  • Orta Anadolu’da Konya ve Kayseri medreseleri, hanları,
  • Konya–Niğde hattında ahşap direkli camiler, minareler ve han yapıları

Hepsi birlikte düşünüldüğünde, karşımıza taş süslemeleriyle ünlü bir doğu şeridiahşap direkli camilerle iç bölge hattı ve bunları birbirine bağlayan kervansaray zinciri çıkıyor.


1. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası: Taşa Kazınmış Bir Dua 🕌

Sivas’ın Divriği ilçesindeki Ulu Camii ve Darüşşifa, 13. yüzyıl başlarında Mengücek Beyliği tarafından yaptırılmış, bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan eşsiz bir külliyedir.

  • Caminin banisi, Erzincan–Kemah kolu Mengücek hükümdarı Ahmed Şah;
  • Darüşşifanın banisi ise eşi Melike Turan Melek Hatun’dur.

Bu yapı topluluğu özellikle:

  • Üç ayrı taç kapısındaki (kuzey, batı, darüşşifa kapısı) kabartma programı,
  • Bitkisel, geometrik ve figürlü (stilize hayvanlar, insan yüzleri) taş süslemeleri,
  • İç mekânda ışığın yönlendirilmesiyle oluşturulan “gölge oyunları”

sayesinde, adeta taştan oyulmuş bir dantel gibi görülür.

Divriği Ulu Camii’nin hikâyesi, Anadolu’da beyliklerin bile kendi başına bir sanat okulu kurabildiğini, sadece Selçuklu–Osmanlı ikilisinin değil, aradaki küçük hanedanların da mimariyi zirveye taşıdığını gösterir.


2. Ahşap Direkli Cami Geleneği: Eşrefoğlu ve Arslanhane 🌲

Selçuklu–Beylik döneminde Orta Anadolu’da karşımıza çıkan en ilginç tiplerden biri ahşap direkli camilerdir. Taş duvarlar içinde, iç mekânda kalın ahşap sütunlarla taşınan geniş tavanlar, hem görsel hem de akustik olarak çok özel bir atmosfer yaratır.

Eşrefoğlu Camii (Beyşehir)

Konya/Beyşehir’deki Eşrefoğlu Camii, bu tipin en görkemli örneklerinden biridir.

  • 1296–1299 arasında, Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır.
  • İç mekânda 42 ahşap direk, kirişlerle birbirine bağlanır; tavan göbeğinde açılan bir kısım kışın karla dolup, içerideki nem dengesini sağlar – bu da ahşabın yüzyıllarca çürümeden kalmasına yardım eder.
  • Mihrabı çini mozaik tekniğindedir; bu özellik, sınavlarda özellikle vurgulanan noktalardan biridir. Taç kapı ve mihrap, Konya’daki büyük medreselerin çini programıyla akraba bir dil kullanır.

Eşrefoğlu Camii’ne girince, taş bir yapının içinde olduğu hâlde, tavana kadar yükselen ahşap direkler sayesinde “orman içindeymiş” hissi yaşarsın; bu yüzden pek çok araştırmacı onu “ahşap direkli camilerin başyapıtı” sayar.

Arslanhane (Ahi Şerafettin) Camii (Ankara)

Ankara Kalesi’nin eteklerindeki Arslanhane Camii, ilk inşa evresinde daha küçükken, ikinci inşa evresinde genişletilmiş ve bugünkü planına kavuşmuştur.

  • Bu ikinci büyük inşa evresinin banisi Ahi Hüsameddin’dir.
  • İçeride çok sayıda ahşap direk, kalın kirişlerle birbirine bağlanır; tavanı taşıyan sistem Eşrefoğlu ile aynı geleneğin Ankara’daki temsilcisidir.
  • Caminin adını daha önce burada bulunan bir aslan heykelinden aldığı kabul edilir; heykel uzun süre son cemaat yerinde durduğu için halk arasında “Arslanhane” ismi yerleşmiştir.

Arslanhane, Ahilik teşkilatının Ankara’daki gücünü de hissettirir:

Cami banisi Ahi, çarşının ve zanaatkârların önderidir; ibadet mekânı, aynı zamanda esnafın toplandığı bir merkezdir.


3. Taş Medreseler: Erzurum Çifte Minareli ve Kayseri Sahibiye 🎓

Anadolu Selçuklu dünyasında medreseler, hem ilim hem de politika merkezleridir. En belirgin mimari unsurları ise:

  • Anıtsal bir taç kapı,
  • Avlu etrafında dizilen revaklar ve hücreler,
  • Çoğu zaman avlunun ortasında küçük bir havuz ya da şadırvan,
  • İhtiyaca göre kapalı dershane, mescit, kütüphane.

Erzurum Çifte Minareli Medrese

Her ne kadar senin kategorinde “Erzurum” başlığı olmayıp genel çerçevede geçse de, Çifte Minareli Medrese, Anadolu Selçuklu taş süslemelerinin Konya dışındaki en güçlü örneği.

  • Banisi kaynaklarda genellikle Hâce Hatun (veya Padişah Hatun) olarak anılır; yani bir sultan kızıdır / hanedan mensubu bir kadın banidir.
  • İki minareli taç kapı, geometrik ve bitkisel taş bezemeleri, figürlü (ejder, çift başlı kartal vb.) kabartmalarıyla ünlüdür.

Bu ayrıntı, sürekli şu mesajı verir:

Selçuklu mimarisinde kadın baniler de aktiftir; sadece sultanlar ve vezirler değil, hatunlar da medrese yaptırmıştır.

Kayseri Sahibiye Medresesi

Kayseri’deki Sahibiye (Sahib Ata Fahreddin Ali) Medresesi, 13. yüzyıl ortalarında inşa edilen önemli bir ilim merkezidir.

  • Banisi ünlü vezir Sahib Ata Fahreddin Ali’dir, fakat medresenin mimarı bilinmemektedir.
  • Taç kapısındaki yoğun taş oyma süslemeler, Kayseri’nin “taş ustalığı”nı gösterir; buna rağmen kaynaklar, Konya’daki İnce Minareli ve Karatay Medreseleri kadar ayrıntılı mimar ismi vermez.

Sınav açısından buradaki kritik cümle şudur:

“Kayseri Sahibiye Medresesi’nin mimarı bilinmiyor.”


4. Yivli Minare Camii: Silueti Tanımlayan Bir Minare 🧱

Antalya kent merkezindeki Yivli Minare Camii, kentin simge yapısıdır.

  • İlk cami, I. Alaeddin Keykubad döneminde yapılmış, bugünkü cami ise daha sonraki bir tarihte yenilenmiştir;
  • Minarenin mimarı Balaban el-Tavâşi olarak kaydedilir.
  • Gövdedeki sekiz dilimli yivli form, turkuaz çinilerle birlikte, minareyi uzaktan bile tanınır kılar.

Yivli Minare, Selçuklu’nun Akdeniz kıyısındaki varlığını sadece kale ve tersanelerle değil, şehir içi anıtsal minarelerle de gösterdiğinin en net kanıtıdır.


5. Kervansaray Zinciri: II. Kılıç Arslan’ın Başlattığı Sistem 🐎

Anadolu’daki Selçuklu hanları/kervansarayları, hem ticaret yollarını güvence altına almak hem de yolculara ücretsiz konaklama sağlamak amacıyla inşa edildi.

  • İlk büyük Selçuklu hanlarının, II. Kılıç Arslan (1155–1192) döneminde yapılmaya başlandığı kabul edilir.
  • Daha sonra I. Alaeddin Keykubad devrinde sistem olgunlaşır, Konya–Sivas, Konya–Antalya, Kayseri–Sivas gibi güzergâhlarda hanlar adeta bir zincirin halkaları gibi dizilir.

Evdir Han

Antalya yolu üzerindeki Evdir Han, bu zincirin erken örneklerinden biridir:

  • Planı itibarıyla sadece avlulu bir handır; yani klasik “avlulu + kapalı mekân” tipinin tersine, kapalı kışlık birim eklenmemiştir.
  • Taç kapıdaki taş işçiliği, iç mekânda revaklarla çevrili avlu düzeni, yol güvenliğinin yanı sıra estetiğin de önemsendiğini gösterir.

Sınav şıklarında şu tarz bir ifade gördüğünde aklında kalması gereken:

“Evdir Han, yalnızca avludan oluşan bir handır.”

Eğirdir Han ve Taç Kapının Yolculuğu

Isparta/Eğirdir yakınlarındaki Eğirdir Han, bugün kısmen harap durumda olsa da, literatürde sık sık şu notla geçer:

  • Hanın sökülmüş taç kapısı, bir dönem başka bir yapının taç kapısı olarak ikinci kez kullanılmıştır (devşirme).
  • Bu bilgi, Anadolu’da taş malzemenin ve özellikle süslü taç kapıların, farklı dönemlerde yer değiştirebildiğinigösteren ilginç bir örnektir.

Bu da genellikle “Taç kapısı sökülüp başka bir yapıda kullanılan han hangisidir?” şeklinde sorulur → Eğirdir Han.


6. Bu Kategoriyi Bir Bütün Olarak Nasıl Okumalı?

Divriği–Konya–Niğde hattını şöyle özetleyebilirsin:

  • Doğu ucu (Divriği) → Beylik ölçeğinde ama dünya çapında bir taş süsleme şaheseri; kadın–erkek banilerin birlikte imza attığı bir külliye.
  • Orta kısım (Konya, Beyşehir, Ankara) → Ahşap direkli camiler, çini mozaik mihrablar, ahiler ve esnaf örgütleriyle canlı bir şehir–ibadet ilişkisi.
  • Medrese hattı (Erzurum, Kayseri) → Taç kapılarıyla ünlü taş medreseler, bazen kadın banili, bazen mimarı meçhul ama hep “ilim merkezi” kimliğinde.
  • Yol omurgası (Evdir, Eğirdir ve diğer hanlar) → II. Kılıç Arslan’dan itibaren kurulan kervansaray zinciri; ticaret ve seyahat güvenliğinin altyapısı.
/10
0 oylar, 0 ortalama
0

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayrıca Hoşunuza Gidebilir