Turizmde Performans ve Beden

Bu ünite, turizm deneyimini “sadece görmek” üzerinden açıklayan yaklaşımlardan “yapıp etme (doing)”, beden, duyular ve performans merkezli yaklaşımlara geçişi anlatır. 1990’ların sonlarından itibaren yükselen performans yaklaşımı, turisti pasif tüketici değil, deneyimi üreten aktif aktör olarak ele alır. 


1) Bakıştan performansa geçiş

  • Turizm yazınında bir dönem deneyim, daha çok tekil bir bakış açısıyla (görsel tüketim) açıklanırken; bugün turizm, derinliği ve zenginliği daha fazla yansıtan bir alan olarak düşünülür. 

  • Üniteye göre performans yaklaşımı, turist deneyimini “turist + eylemler + mekânlar” arasındaki ilişkiler üzerinden okuyan bir analiz biçimidir. 


2) Çekirdek kavram:Sahnelenen otantiklik

Ünite, turistik performansı anlatırken önce “sahnelenen otantiklik” hattını kurar:

  • Dean MacCannell (1973, 1976): Turist deneyiminin güçlü bir biçimde otantiklik arayışı olarak okunabileceğini söyler. Otantiklik arayışı; turistin “alışık olduğu dünyadan farklı, orijinalliğini uzun zamandır koruduğu düşünülen olgu ve mekânları” aramasıdır. 

  • Ancak MacCannell’ın temel iddiası şudur: Turistlerin karşısına çoğu zaman “arka bölge” değil, turist için hazırlanmış “sahne” çıkar; bu yüzden aranan “gerçek” çoğu kez sahnelenmiş olarak deneyimlenir. 

Sahne / sahne arkası mantığı

  • Bu ayrım, Erving Goffman’ın dramaturjik yaklaşımından beslenir: “sahne (vitrin)” ile “sahne arkası” farklıdır; izleyicinin arka bölgeye erişimi kontrollüdür. 

  • Ünite, “arka bölge” turistlere açılıp gösteriye dönüştüğünde artık tam arka bölge olmadığını; “ön bölgeye dönüşmüş bir arka bölge” üretildiğini vurgular. 


3) Performans yaklaşımı: Turizm bir “sahne”dir

Üniteye göre turizmde performans iki düzeyde görülür:

A)Turistlerin performansı (performatif turistler)

Turistler gittikleri yerde sadece bakmaz; yürür, dokunur, tadar, fotoğraf çeker, poz verir, belirli rotaları “turistçe” tekrar eder. Bu yüzden turizm bir “izleme” değil, eylem sürecidir. 

B)Turistler için yapılan performanslar

Turizm çalışanları ve işletmeler de performans üretir:

  • İşverenlerin çalışanların nasıl görünmesi (kıyafet, yaş, cinsiyet vb.) ve nasıl hareket etmesi (ses, beden dili vb.) konusunda beklentileri vardır; bu performanslar “misafir deneyiminin” parçasıdır. 

  • Küçük işletme sahipleri bile “sıcak/karakterli ev sahibi” rolünü oynayarak, beklenen performans kalıplarını sergileyebilir. 


4) Bedenleşme ve duyusal deneyimler

Performans yaklaşımının “asıl motoru”, deneyimi beden ve duyular üzerinden kurmasıdır:

  • Ünite, performans yaklaşımının özellikle bedenleşme ve çoklu duyusal deneyimlerin öne çıkışıyla ilişkilendirildiğini söyler. 

  • Bedenleşme (Embodiment) tanımı: Bireyin dünyayı hem zihni hem bedeni ile kavraması ve anlamlandırmasıdır. 

  • Duyusal turizm çalışmaları; gezi sırasında turistin karşılaştığı deneyimleri duyulara göre izler: örneğin müzik festivalleri (ses), gastronomi (tat), sağlıklı yaşam hizmetleri (koku/dokunma) gibi. 


5) Turist bakışı → performans (Turist Bakışı 3.0 hattı)

  • Ünite, çıkış noktasının John Urry’nin (1990) “turist bakışı” olduğunu; bu yaklaşımın daha sonra performatif yönde genişletildiğini belirtir. 

  • Bu genişlemenin önemli ayağı, Jonas Larsen ile birlikte “bakma”yı “göz + beden + eylem” bileşimine dönüştüren okumadır (Urry & Larsen, 2011). 


6) Temsil-ötesi (non-representational) arka plan

Ünite, 1990’lar sonrası bir düşünsel arka plan olarak temsil-ötesi yaklaşımlara değinir:

  • Mekânı “durağan” kabul eden ve her şeyi temsile indirgeyen bakış eleştirilir; doğa/kültür, zihin/beden, fail/yapı gibi ikiliklerin ötesine geçme çabası anlatılır. 

    Bu, turizmin “sadece imgeler” değil, canlı pratikler ve hareketlilikler üzerinden okunmasına zemin hazırlar.


⭐ Altın ipuçları

  • Performans yaklaşımı (1990’lar sonu): turist aktif; deneyim = turist–eylem–mekân ilişkisi. 

  • Sahnelenen otantiklik: turist “arka bölgeyi” arar ama çoğu kez “ön bölgeye dönüşmüş arka bölge” görür. 

  • Bedenleşme: dünyayı hem zihin hem bedenle kavrama. 

  • Çoklu duyular: ses–tat–koku–dokunma ekseninde turistik deneyim. 

/10
0 oylar, 0 ortalama
0

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayrıca Hoşunuza Gidebilir