Turizm ve Kültür İlişkisi

Bu ünite, turizmi ekonomik bir faaliyet olmanın ötesinde, kültürün üretilmesi, tüketilmesi ve yeniden anlamlandırılması süreci olarak ele alır. Temel soru şudur: Turizm kültürü korur mu, dönüştürür mü, yoksa metalaştırır mı?


1) Kültüre sosyolojik bakış: kültür nedir?

Ünite, kültür tartışmasını klasik ve hâlâ geçerli bir tanımla başlatır:

  • Edward B. Tylor (1871):

    Kültür; bilgi, inanç, sanat, ahlak, hukuk, gelenek ve bir toplumun üyesi olarak insanın kazandığı diğer tüm yetenek ve alışkanlıkları içeren karmaşık bir bütündür.

Bu tanım, kültürü yalnızca “sanat” değil, gündelik yaşam pratikleri dâhil geniş bir alan olarak görür.

Yüksek kültür – Popüler kültür ayrımı

  • Yüksek kültür: Seçkin sınıflarla ilişkilendirilen; opera, klasik müzik, güzel sanatlar gibi alanlar.

  • Popüler (alçak) kültür: Geniş kitlelerin tükettiği; TV dizileri, pop müzik, popüler eğlence biçimleri.

➡️ Turizm, bu iki kültür türünü de ürünleştirerek dolaşıma sokar.


2) Turizm–kültür ilişkisi: kültür nasıl “ürün” olur?

Turizm, kültürü hem çekicilik hem de tüketim nesnesi hâline getirir.

  • Turizm ürünü olarak kültür:

    Yerel danslar, festivaller, mutfak, mimari ve gündelik yaşam imgeleri “paketlenir” ve turistlere sunulur.

  • Kültürel tüketim:

    Turist, gittiği yerde yalnızca fotoğraf değil; statü, prestij ve anlatı biriktirir. “Orada bulunmuş olmak”, kültürel bir sermaye göstergesine dönüşür.


3) Ana kavramlar

A)Kültürel SermayePierre Bourdieu

  • Eğitim, bilgi, estetik beğeni ve görgü birikimi.

  • Turizmde bireyin nereye gittiği, neyi gezdiği (müze mi, plaj mı) onun sınıfsal konumunun ve kültürel sermayesinin göstergesi kabul edilir.

B)Kültürleşme (Acculturation)

  • Turist ve yerel halkın sürekli teması sonucu kültürel değişim.

  • Genellikle baskın olan turist kültürü, yerel kültürü dönüştürür (→ gösteri etkisi).

C)Kültürel Homojenleşme (Tektipleşme)

  • Küreselleşme + turizm endüstrisi → farklı kültürlerin giderek birbirine benzemesi.

  • Aynı oteller, aynı menüler, aynı hediyelikler…

    ➜ Yerel özgünlük kaybı.

D)Kültürel Valiz (Cultural Baggage)

  • Turist, seyahate yalnızca eşyalarını değil;

    önyargılarını, beklentilerini, değerlerini de götürür.

  • Gittiği yeri bu zihinsel “filtre” ile algılar.

E)Kültür Şoku

  • Bireyin alışık olduğu sembol ve kurallardan kopunca yaşadığı şaşkınlık, kaygı ve uyumsuzluk hâli.


4) Otantiklik tartışması: “gerçek” olan nedir?

Turistlerin en güçlü motivasyonlarından biri otantik deneyim arayışıdır. Ünite, otantikliği üç yaklaşımda ele alır:

1️⃣ Nesnel (Objektif) Otantiklik

  • Eserin orijinal olup olmadığına odaklanır (müze kriterleri).

  • “Bu gerçekten eski mi, sahte mi?”

2️⃣ İnşacı (Constructive) Otantiklik

  • Otantiklik sabit bir gerçek değildir;

    turistler, turizmciler ve pazarlama tarafından inşa edilir.

  • Bir şey “otantik olarak sunuluyorsa”, öyle algılanabilir.

3️⃣ Varoluşçu (Existential) Otantiklik

  • Nesnenin gerçekliği değil, turistin kendini ne kadar özgür ve gerçek hissettiği önemlidir.

  • “Ben burada kendim olabildim mi?” sorusu merkezde.


5) Kültür endüstrisi: kültürün metalaşması

Ünite, eleştirel teorinin güçlü bir kavramıyla kapanır:

  • Theodor W. Adorno & Max Horkheimer — Frankfurt Okulu

  • Kültür Endüstrisi:

    Kültür ve sanatın, kapitalist sistem içinde standartlaştırılmış, seri üretilen ve kâr amaçlı bir meta hâline gelmesi.

➡️ Turizm bu bağlamda:

  • Kültürü paketler,

  • Basitleştirir,

  • Tüketilebilir hâle getirir,

  • Ve “deneyim” olarak satar.


6) Ünitenin ana mesajı 

  • Turizm = kültür tüketimi

  • Kültür = turizm ürünü + sembolik sermaye

  • Otantiklik = nesnel değil, çoğu zaman inşa edilmiş

  • Turist = kültürel sermayesini sergileyen aktör

🎯 Altın cümle:

Turizm, kültürü koruyabildiği kadar dönüştüren; hatta metalaştırarak yeniden üreten güçlü bir toplumsal süreçtir.

/10
0 oylar, 0 ortalama
0

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Gönderiler

Kategoriler

Ayrıca Hoşunuza Gidebilir