Hititler, MÖ 1650–1200 yılları arasında Anadolu’da kurulan ilk merkezi krallıktır. Hitit dini, farklı etnik kökenlere ait birçok öğeyi (Hint-Avrupalı, Hatti, Hurri, Sümer, Babil ve Assur) bünyesinde barındırdığı için bir kültür mozaiğiolarak tanımlanır. Hititler bu nedenle kendilerini “Hatti Ülkesinin bin tanrısı” olarak tanımlamışlardır.
Aşağıdaki tabloda, kaynaklarda özellikle adı geçen Hitit mitolojisine ait baş tanrılar, önemli tanrı ve tanrıçalar ile bunların rolleri ve simgeleri özetlenmiştir.
Hitit Mitolojisi Tanrıları, Rolleri ve Simgeleri
| Tanrı Adı (Kökeni) | Rolü / Gücü / Önemi | Simgeleri ve Betimleme Özellikleri |
|---|---|---|
| Fırtına Tanrısı | Hitit panteonunun zirvesinde yer alan baş tanrıdır. İmparatorluk döneminde Teşup adını almıştır. Gökyüzünün Kralı ve Hatti Ülkelerinin Beyi olarak anılır. Savaşı ve zaferi simgeler. Teşup, Kumarbi’nin oğlu olup, Gökteki Krallık Efsanesi’nin ana figürüdür. Mitolojide kaybolur ve geri getirilir. | Erkek tanrıların genel özellikleri: Ucu sivri, konik, boynuzlu bir külah (boynuz sayısı rütbeyi gösterir), beli kemerli kısa etek ve uçları yukarı kıvrık ayakkabılar. İki dağ tanrısı üzerinde durur ve elinde asa tutar. Kutsal boğaları: Şeri ve Hurri (Tella). |
| Arinna’nın Güneş Tanrıçası | Hitit panteonunun zirvesinde yer alan, Fırtına Tanrısı’nın eşi ve baş tanrıçadır. İmparatorluk döneminde Hepat adını almıştır. Kral II. Murşili’ye yardım ettiği bilinir. | Tanrıçaların genel özellikleri: Şehir surunuandıran silindirik bir başlık, yere kadar uzanan pilili etek, bluz ve pelerin giyerler. Hepat’ın kutsal hayvanı arslandır ve genellikle arslan üzerinde betimlenir. |
| Telipinu(Hatti kökenli) | Tarım ve bereket tanrısıdır. Tohum ekmek, tarlaları sürmek, sulamak, ürün yetiştirmek ve hasat gibi eylemlerle ilişkilidir. Kaybolan Tanrı Mitosu’nun baş aktörüdür; kaybolduğunda ülkedeki bolluk ve bereket de kaybolurdu. | Kaynaklarda kendisine özel bir simge belirtilmemiştir. |
| Şauşga / İştar(Hurri kökenli) | Aşk ve savaş tanrıçasıdır. III. Hattuşili’nin şahsi tanrıçası ve koruyucusudur. | Bir arslan üzerinde kanatlı bir kadınformunda betimlenmiştir. |
| Kumarbi(Hurri kökenli) | Bilge Kral ve Tanrıların Babası unvanlarını taşır. Hurri mitolojisinde tanrılar arasında taht mücadelesi veren ve Teşup’un babası olan bir Bitki Tanrısı‘dır. | Elinde asa taşır. |
| Lelwani(Anadolu tanrıçası) | Yeraltı tanrısıdır. Hastalık, ölüm ve ölü kültü ile ilişkilidir. | Puduhepa’nın adak sunduğu tanrıçalardandır. |
| Hannahanna | Tüm Tanrıların Annesi veya Büyükanne unvanına sahiptir. Kaybolan tanrıların bulunmasını ister. | Kaybolan Telipinu’yu bulması için arıyı sevk eder. |
| Kubaba | Ana Tanrıça’dır. Kült merkezi Kargamış’tır ve daha sonra Kybele olarak tapınım görmüştür. | – |
| Lama | Kırların Tanrısı olarak kabul edilir ve Tanrıça İnara ile eşitlenmiştir. | Geyik ile sembolize edilir. |
| Ea(Mezopotamya kökenli) | Bilgeliğin Kralı olarak anılır. Eski tabletlerin muhafızıdır. | İki yüzlü olarak omuzlarından fışkıran sularla oluşmuş bir nehir ile betimlenmiştir. |
| Gökyüzünün Güneş Tanrısı(Akad kökenli) | Adaletin temsilcisi ve bazen bütün tanrıların kralıdır. | – |
Hitit Dini ve Kültürünün Özeti
Hititler, yendikleri düşmanların tanrılarını da (tanrı heykelleri ganimet olarak kabul edilirdi) başkentleri Hattuşa’ya getirip onurlandırarak ve kendi panteonlarına dahil ederek, imparatorlukları altındaki farklı etnik kökenli halkları tek bir çatı altında birleştirmeyi amaçlayan bir din politikası izlemişlerdir.
Hititler için tanrılar tıpkı insanlar gibiydi; yaşamaları için anıtsal tapınaklar inşa edilir, bu tapınaklara personel, topraklar, bağlar ve bahçeler tahsis edilirdi. Tanrı heykelleri, karmaşık bir sistemin temsilcisiydi ve etraflarında törenler gerçekleştirilirdi. Krallar da, üç görevinin ilki olan başrahiplik göreviyle, tanrılar adına kurbanları eksiksiz yerine getirmek ve dini bayramları yönetmek zorundaydılar, zira kutlanmayan bir bayram tanrıların gazabına yol açabilirdi.
Hitit tanrıları, inananlar için bir kontrol mekanizması olarak da görülürdü: Adalet ve dürüstlüğün efendileriydiler ve bütün varlıkların (köpeğin ve domuzun bile) hakkını korurlardı.