Sadakat, Tatmin, Hizmet Kalitesi ve Algılanan Değer
Bir turistin yolculuğu, uçağın tekeri piste değince bitmiyor; asıl kritik kısım eve döndükten sonra başlıyor.
1. Turist Sadakati: Sadece Tekrar Gelmek Değil
Sadakat tek katmanlı değil; farklı boyutları var:
- Davranışsal sadakat:Turistin aynı yeri, aynı işletmeyi tekrar tercih etmesi.Örn. Daha önce gezdiği müzeye yeniden gitmesi → davranışsal sadakat.
- Tutumsal / niyetsel sadakat:Turistin o işletmeye yönelik olumlu düşünce, duygu ve niyet beslemesi;başkalarına önermesi, “yine giderim” demesi.Oteli arkadaşlarına hararetle tavsiye etmesi → tutumsal sadakat örneği.
Sınavda:
- “Tekrar ziyaret” → davranışsal,
- “Olumlu konuşup tavsiye etmek” → tutumsal boyuta işaret eder.
2. Duygusal Bulaşma: Uçakta Yanındaki Yolcudan Bile Etkilenirsin
Aynı ortamda bulunan insanların duyguları birbirine bulaşabiliyor. Buna:
- Duygusal bulaşma (emotional contagion) deniyor.
Uçakta, konser alanında, tur otobüsünde:
- Gerginlik, panik, neşe, heyecan hızla yayılabilir.
- Bu da turistin genel deneyim algısını etkiler.
Sorudaki “uçağın içinde insanların duygularının yayılması” tam olarak bu kavramı anlatıyordu.
3. Turist Tatmini: Hangi Yaklaşımla Açıklanıyor?
Turist tatmini için birden fazla teorik yaklaşım var; sorularda özellikle iki tanesi öne çıkıyor:
3.1. Performatif Yaklaşım – “Başlangıcın Etkisi”
- İlk karşılaşmalar, check–in anı, ilk servis, ilk izlenim orantısız derecede etkili.
- Turist daha sonra olanları da bu ilk izlenim üzerinden okuyor.
“Başlangıcın etkisini” (primacy effect) temel alan yaklaşım → Performatif yaklaşım.
3.2. Süreç Yaklaşımı – Beklenti–Performans Karşılaştırması
Burada tatmin, bir süreç olarak görülür:
- Turist, seyahatten önce bir beklenti seti oluşturur.
- Gerçek deneyim, bu beklentilerle karşılaştırılır.
- Hizmetler beklentiyi karşılamazsa → tatminsizlik doğar.
Roma tatili örneğinde olduğu gibi “beklentiler karşılanmadığı için hayal kırıklığı” yaşanıyorsa, bu süreç yaklaşımı ile açıklanır.
4. Algılanan Hizmet Kalitesi: Boşluklar ve Teknik Kalite
Hizmet kalitesinde sık kullanılan model, müşteri beklentisi ile algılanan performans arasındaki boşlukları (gap)inceler. Web sitesinde “deniz manzaralı, lüks otel” gösterip müşteriyi arkadaki standart binaya yerleştirirsen:
- Beklenti ile yaşanan deneyim arasındaki fark büyür,
- Hizmet kalitesinde ciddi bir “boşluk” oluşur (soruda sayı ile verilmişti).
Ayrıca hizmet kalitesinin iki yönü vardır:
- Teknik kalite: Sunulan çekirdek hizmetin “ne olduğu”.
- Yemeğin tadı, odanın temizliği, verilen bilginin doğruluğu…
- Örnek: Restoranda sunulan yemek teknik kaliteye girer.
- Fonksiyonel kalite: Bu hizmetin “nasıl sunulduğu”.
- Personelin nezaketi, hız, empati, görünüm vb.
Soruda özellikle teknik kalite örneği soruluyordu.
5. Algılanan Değer: Turist Ne Tür Değerler Görür?
Turist deneyimi sadece “ucuz mu – pahalı mı?” sorusu değildir; algıladığı değer çok boyutlu:
- İşlevsel değer:Pratik fayda; konfor, zaman tasarrufu, ulaşım kolaylığı…
- Epistemik değer:Öğrenme, merak giderme, yeni şeyler keşfetme.Müze gezmek, rehberli tura katılmak…
- Duygusal değer:Eğlenme, rahatlama, nostalji, heyecan gibi hisler.
- Sosyal değer:Statü, saygınlık, ait olma.Prestijli bir kültür turuna katılıp “seçici, kültürlü” görünmek sosyal değer örneğidir.
“Konatif” ise bu sınıflamada bir değer boyutu değildir; davranış niyetiyle ilgili ayrı bir kavramdır.
Soruda kültür turizmine katılımın statü kazandırması durumunda vurgulanan, tam da bu sosyal değerdir.
6. Müşteri Değeri: Fayda – Maliyet Dengesi
En sonunda iş müşteri değeri kavramına gelir:
Müşteri değeri = Algılanan faydalar – Katlanılan maliyetler
Buradaki maliyet sadece para değildir:
- Zaman,
- Efor,
- Risk, stres, fırsat maliyeti (başka bir yere gitmeme) de dahildir.
Turist; aldığı hizmetin yararı, keyfi, statüsü vs. ile ödediği para ve çabaya baktığında artıda kaldığını düşünüyorsa, müşteri değeri yüksektir:
- Yüksek müşteri değeri → yüksek tatmin → güçlü sadakat → tekrar ziyaret + tavsiye döngüsü.
Soruda “elde edilen faydalar ile maliyetler arasındaki fark” tam olarak bu müşteri değerini tanımlıyordu.